Türkiye'de geliştirilen yazılımların yurt dışına satılması veya yabancı müşterilere Türkiye'den yazılım hizmeti verilmesi son yıllarda hızla artmaktadır. Döviz kazandırıcı faaliyetlerin teşvik edilmesi amacıyla 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/1-ğ maddesinde önemli bir vergi avantajı düzenlenmiştir.
11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan değişiklik sonucunda, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerinde şartların sağlanması halinde bu faaliyetlerden elde edilen kazancın tamamı (%100) kurum kazancından indirilebilmektedir.
Bu düzenleme, özellikle;
- yazılım şirketlerini,
- SaaS (Software as a Service) işletmelerini,
- özel yazılım geliştiren firmaları,
- ERP ve CRM geliştiricilerini,
- mobil uygulama üreticilerini,
- oyun yazılımı geliştiren şirketleri
yakından ilgilendirmektedir.
Yasal Dayanak
Düzenleme;
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10/1-ğ maddesi,
- 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği,
- 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
çerçevesinde uygulanmaktadır.
2026 yılı itibarıyla daha önce %80 olan indirim oranı %100 olarak belirlenmiştir.
Hangi Yazılım Hizmetleri Kapsamdadır?
Kanunda "yazılım" genel bir kavram olarak yer almakta olup uygulamada aşağıdaki faaliyetler kapsama girebilmektedir:
- Kurumsal yazılım geliştirilmesi
- Web tabanlı yazılımlar
- Mobil uygulama geliştirilmesi
- ERP yazılımları
- CRM yazılımları
- Bulut tabanlı yazılım geliştirme
- Yapay zekâ yazılımları
- Özel sipariş yazılımlar
- Entegrasyon yazılımları
- API geliştirme hizmetleri
Burada önemli olan husus, verilen hizmetin Türkiye'de üretilmesi ve yurt dışındaki müşteri tarafından yurt dışında kullanılacak olmasıdır.
İndirimden Yararlanmanın Şartları
1. Hizmet Türkiye'den Verilmiş Olmalıdır
Yazılım faaliyetinin Türkiye'de yürütülmesi gerekir.
Yazılımcıların Türkiye'de bulunması, geliştirme faaliyetinin Türkiye'de yapılması bu şartın temel göstergelerindendir.
2. Müşteri Yurt Dışında Yerleşik Olmalıdır
Hizmet;
- Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere,
- işyeri yurt dışında bulunan şirketlere,
- kanuni merkezi yurt dışında bulunan kurumlara
verilmelidir.
3. Hizmetten Münhasıran Yurt Dışında Yararlanılmalıdır
Uygulamadaki en kritik şart budur.
Örneğin;
Almanya'daki şirkete geliştirilen yazılım yalnızca Almanya'daki faaliyetlerinde kullanılıyorsa şart sağlanmaktadır.
Buna karşılık;
Türkiye'deki şubesinin kullanacağı bir yazılım geliştirilmişse indirim uygulanması tartışmalı hale gelebilir.
4. Fatura Yurt Dışındaki Müşteri Adına Düzenlenmelidir
Fatura doğrudan yabancı şirkete kesilmelidir.
Türkiye'deki distribütör veya temsilci adına düzenlenen faturalar risk oluşturabilir.
5. Gelirin Türkiye'ye Getirilmesi
7491 sayılı Kanun sonrasında en önemli değişikliklerden biri budur.
Yazılım hizmetinden elde edilen gelirin tamamı, ilgili hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmelidir.
Gelirin yalnızca bir kısmının getirilmesi halinde indirim hakkı kaybedilmektedir.
Hangi Gelirler İndirim Kapsamında Değildir?
Her döviz geliri bu avantajdan yararlanamaz.
Örneğin;
- faiz gelirleri,
- döviz değerleme gelirleri,
- iştirak satış kazançları,
- sabit kıymet satışları,
- finansman gelirleri
indirim kapsamına girmez.
Yazılım Şirketlerinin En Çok Yaptığı Hatalar
Uygulamada sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Gelirin tamamının Türkiye'ye getirilmemesi.
- Faturanın yanlış kişiye düzenlenmesi.
- Hizmetten Türkiye'de yararlanılması.
- Gelir ve giderlerin muhasebede ayrı izlenmemesi.
- Yazılım faaliyeti dışındaki gelirlerin de indirim hesabına dahil edilmesi.
Bu hatalar, vergi incelemelerinde indirimin reddedilmesine ve geçmiş dönem vergilerinin cezalı olarak tarh edilmesine neden olabilir.
SaaS Gelirleri Bu Kapsama Girer mi?
Kanunda SaaS modeline ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ancak hizmetin niteliği, yazılımın kullanım şekli, müşterinin yerleşim yeri ve yazılımdan fiilen nerede yararlanıldığı birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle Türkiye'deki faaliyetlerle bağlantılı kullanımların bulunduğu durumlarda her somut olayın kendi özellikleri çerçevesinde analiz edilmesi gerekir.
Bu nedenle SaaS modeliyle çalışan şirketlerin sözleşmelerini, kullanım koşullarını ve hizmetten fiilen nerede yararlanıldığını ortaya koyan belgeleri dikkatle muhafaza etmeleri önem taşımaktadır.
Muhasebe Açısından Dikkat Edilecek Hususlar
İndirim hesabının doğru yapılabilmesi için;
- ihracat niteliğindeki yazılım gelirleri,
- bu gelirlerle doğrudan ilgili maliyetler,
- ortak gider dağıtımları,
- amortisman hesaplamaları
ayrı izlenmelidir.
Genel giderlerin doğrudan ayrıştırılamadığı durumlarda Tebliğ'de öngörülen hasılat oranı esas alınarak dağıtım yapılmalıdır.
Sonuç
Yurt dışına verilen yazılım hizmetleri için Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/1-ğ maddesinde öngörülen indirim, Türkiye'nin yazılım ihracatını destekleyen en önemli vergi teşviklerinden biridir. 2026 yılından itibaren şartların sağlanması hâlinde kazancın %100'ünün kurum kazancından indirilebilmesi, yazılım şirketleri açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Bununla birlikte, bu avantaj otomatik olarak uygulanmamaktadır. Hizmetin gerçekten yurt dışındaki müşteri için sunulması, hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanılması, faturanın doğru kişiye düzenlenmesi, kazancın süresinde Türkiye'ye transfer edilmesi ve indirim kapsamındaki gelir ile giderlerin muhasebe kayıtlarında ayrı izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle uluslararası yazılım projeleri, SaaS modeli ve grup şirketlerine verilen hizmetlerde her olayın kendi özellikleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması, olası vergi risklerini azaltacaktır.