Varlık barışı neler getiriyor? - Bültenlerimiz - Eser Sevinç YMM Tek Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti.

İçeriğe git

Varlık barışı neler getiriyor?

Eser Sevinç YMM Tek Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti.
Yayınlayan içinde Vergi ·
Tags: varlıkbarışıvergiaffıstokalacakmatrahaf
 
Varlık barışı neler getiriyor?
 
 
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren düzenlemeler “6736 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun” ile yürürlüğe girdi. Vergi, sigorta primi, resim, harç vb. kesinleşmiş / dava safhasında alacakların yapılandırılması, matrah artırılması, işletme kayıtlarının düzeltilmesi ve bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılmasına ilişkin varlık barışı düzenlemeleri yer almaktadır.

 
Hangi alacaklar yapılandırılacak?
 
·        Vergiler (VUK kapsamına giren vergi, resim harçlar) ve vergi cezaları, gümrük vergileri ve idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ile bunlara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz, gecikme cezası gibi fer’i alacaklar yapılandırılacak.
 
19.08.2016 itibariyle (bu tarih dahil) vadesi geldiği halde ödenmemiş veya ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan; vergilerin ödenmemiş kısmının tamamının, vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’sinin, gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamının, gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezalarının %50’sinin, eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının % 30’u ve varsa varsa gümrük vergileri aslının tamamının, hesaplanacak gecikme faiz ve zamları yerine Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE’ye göre hesaplanacak tutarı ile birlikte Kanun’da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, kalan kısmının ve bunlara bağlı faiz, gecikme zammı ve gecikme faizlerinin tamamının tahsilinden vazgeçilmektedir.
 
İlave olarak; Kanun'un yayımlandığı tarih itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanun'da öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde hükmünden yararlanabilir.
 
Kesinleşmemiş veya Dava Safhasında Bulunan Alacaklara ile inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler için, dava gördüğü merciye, dava ve karar aşamalalarınaya da tarhiyatlakrınnevine göre farklılık arz etmektedir. Buna göre alacağın %20 veya %50 değişen oranlarda kanunda belirtilen şekil ve şartlarda ödenmesi kaydıyla., buna bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
 
Kanun'un yayımlandığı tarih itibariyle sadece vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğü ile ilgili idari para cezalarına ilişkin açılan davalarda,
 
·        Asla bağlı cezaların, vergilerin/gümrük vergilerinin Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya bu kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla tamamının ve bunlara bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.
 
·        Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezaları/gümrük yükümlülüğü ile ilgili idari para cezalarında işlemin safhasına göre cezanın %75 ile %90’ı değişen oranlarda tahsilinden vazgeçilecektir.
 
Kanun'un yayımlandığı tarih itibarıyla; uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak, dava açma süresi geçmemiş alacaklar da bu düzenlemelerden yararlanabilecektir.
 
Yıllık gelir veya kurumlar vergileri, stopaj gelir/kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için yukarıda açıklanan düzenleme hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunanların, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibariyle bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde, yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme hakları kaybedilmektedir.
 
Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları şarttır.
 
Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla, tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için de bu madde hükmü uygulanacaktır.
 
Açıklanan düzenleme hükmünden yararlananların, ayrıca uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun uzlaşma ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun peşin ödeme indirimi hükümlerinden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.

 
Matrah artırımı
 
Kanunda getirilen önemli düzenlemelerden biri de matrah artırımı. 2011 ve sonraki yıllara ilişkin matrahların veya vergilerin belirli oranlarda artırılması halinde, artırımda bulunulan dönemler için vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
 
Gelir ve Kurumlar Vergisi yönünden
 
Yapılan düzenleme çerçevesinde, bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olarak verdikleri yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannamesine esas alınan matrahlarını aşağıda belirtilen oranlardan -matrah olmaması halinde tutardan-az olmamak üzere artırabilecekleri belirtilmektedir.
 

(*)Matrah artırımında bulunulan yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş ve ödemiş olan mükelleflerin, artırılan matrah üzerinden %20 yerine %15 oranıyla vergi hesaplanacaktır.
 
Matrah artırımında bulunulan yıllara ait mali zararların % 50’sinin, 2016 ve takip eden yıllara ait karlardan mahsup edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 
Daha önce stopaj yoluyla ödenen vergiler, artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup edilemeyecektir.
 
İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek yıllarda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl zararlarının, artırılan matrahlardan indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 
Gelir ve Kurumlar Vergisi Stopajı yönünden
 
·        Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu ilgili hükümleri çerçevesinde stopaja konu ücret ödemeleri, serbest meslek ödemeleri, yıllara yaygın inşaat işlerine ilişkin hakediş ödemeleri, gayrimenkul sermaye iradı ödemeleri, çiftçilere yapılan çeşitli ödemeler, esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemeler, kooperatifler yapılan kira ödemeleri,
 
matrahları aşağıdaki oranlarda artırıldığı takdirde stopaj yönünden incelenmeyecektir.
 
Ücret, Serbest Meslek ve Gayrimenkul Sermaye İratlarında Artış Oranı2011 yılı %6, 2012 yılı %5, 2013 yılı %4, 2014 yılı %3, 2015 yılı %2; Yıllara Yaygın İnşaat İşleri Hakediş Ödemelerinde Artış Oranı tüm yıllar için %1 olacaktır.
 
Yukarıda açıklanan stopaja tabi ödemeler üzerinden matrah artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) uygulama yapılacaktır.
 
Gelir ve kurumlar vergisi stopajı matrahı artırımından yararlanmak için, gelir veya kurumlar vergisi matrahı artırımında bulunulması gerekmemektedir.
 
Matrah artırıma esas ücret tutarı ile ödenen gelir vergisi tutarının, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
 
Stopaj artırımından yararlanılarak hesaplanan gelir vergisinde herhangi bir istisna veya indirim uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

 
Katma Değer Vergisi yönünden
 
Mükelleflerin, beyannamelerde yer alan hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2011 yılı %3,5, 2012 yılı %3, 2013 yılı %2,5, 2014 yılı %2, 2015 yılı %1,5’den az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak beyan etmeleri halinde, ilgili dönemler için katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacaktır.
 
İlgili düzenleme kapsamında ödenen KDV’nin, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca, ilgili tutarların ödenecek KDV’den indirilmesi veya iadeye konu edilmesi de söz konusu değildir.
 
Mükelleflerin, artırıma esas alınan yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları zorunludur.

 
İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi
 
31.12.2015 itibarıyla kayıtlarda gözükmekle birlikte, işletmede bulunmayan kasa mevcudunun ve kayıtlarda gözükmekle birlikte, işletmede bulunmayan ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer işlemlerin, ilgili tutarlar üzerinden %3 vergi ödenmek suretiyle düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.
 
Belirtilen madde kapsamında ödenen vergiler, gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilemeyeceği gibi, vergi matrahının tespitinde gider olarak da kabul edilmeyecektir.
 
Diğer taraftan, işletmede mevcut olmadığı halde kayıtlarda yer alan malların, fatura düzenlenmek ve her türlü vergisel yükümlülüğün yerine getirilmesi suretiyle kayıtlardan çıkarılması olanaklıdır.
 
Düzenlenecek faturalarda aynı neviden mallar için mallara ilişkin gayrisafi kar oranları, bunun tespit edilememesi halinde ise meslek odaları tarafından belirlenecek oranlar dikkate alınacaktır.
 
Ayrıca, işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan mal, makine, teçhizat ve demirbaşların; mükelleflerce veya mesleki kuruluşlarca tespit edilen rayiç bedel üzerinden kayda alınması mümkün bulunmaktadır. Kayda alınan kıymetler için özel karşılık hesabı açılır. Mallar için ayrılan karşılık sermaye unsuru, diğer kıymetler için ayrılan karşılık birikmiş amortisman sayılır.
 
Söz konusu düzeltme işlemi sırasında, kayda alınacak iktisadi kıymetlerin genel oranda KDV’ye tabi olması halinde %10, indirimli oranda KDV’ye tabi olması halinde ise oranın yarısı esas alınarak KDV hesaplanacak ve ayrı bir beyannameyle sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.
 
Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması
 
Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ilgili düzenlemeler çerçevesinde 31.12.2016 tarihine kadar Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecektir.
 
Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutar mükellefler, Türkiye’ye getirdikleri varlıklarını dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dahil edebilecekleri gibi, aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebileceklerdir.
 
Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, Türkiye’de bulunan ancak defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını, 31.12.2016 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın, kanuni defterlerine kaydedebilme olanakları söz konusudur.
 
Kanun kapsamında Türkiye’ye getirilen yada Türkiye’de bulunup yeni kayda alınan varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulamasında gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.
 
Düzenlemelere ilişkin ortak hükümler
 
İlgili Kanun hükümlerine göre hesaplanacak tutarların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi halinde, bu tutara Kanun’un yayımlandığı tarihten ödeme gününe kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmayacaktır. İlk taksit ödeme süresi içerisinde yapılandırılan tutarın tamamen ödenmesi halinde, fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarı üzerinden %50 indirim uygulanacaktır.
 
Borçların taksitle ödenmesi de mümkün olup, mükellefler başvuru sırasında aşağıdaki tabloda belirtilen taksit seçeneklerinden birini tercih edebileceklerdir. Taksitli ödemeler ikişer aylık dönemler halinde yapılacak olup, tabloda belirtilen katsayılar dikkate alınmak suretiyle vade farkı uygulanacaktır. Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvura bulunanlara, tercih ettikleri taksit süresine uygun olarak ikişer aylık dönemler halinde 6,9,12,18 eşit taksitte ödeme planı verilecektir.
 
Kanun'un ilgili maddelerindeki başvuru süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla kanun hükmünden yararlanmak isteyen borçluların Kanun'un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonu, 31 Ekim 2016’ya kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
 
 
Hakan ATALAY
 
Mali Müşavir –Bağımsız Denetçi
 



Oylayınız: 0.0/5
2018 - Tek Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti.
YMM.Net
İçeriğe dön